SEVİYORUM İŞTE SENİ

/// Birsen EKER ///

Seviyorum işte seni
Boynu bükük papatya gibi
Rüzgarda sallanacak kadar
Seviyorum işte seni…
Karanlık gecemin yıldızı
Umutsuz dünyamın gün ışığı
Beyhude ömrümün en derin neşesi
Seviyorum işte seni…
Bütün gece gökyüzünü seyrettim
Senle yaşadığım o mutlu günlerimi onlara anlattım
Gökyüzü dahi bu sersem halime acıdı
Bütün gece ağladı durdu
Anlatsam derdim dinler misin?
Bu boynu bükük papatyayı
Biraz olsun severmisin?
Seni bilmiyorum ama
Ben kendi kendime
Şarkı söyleyip duruyorum
Napayım, seviyorum işte seni…

Yazan: Birsen EKER

Birsen EKER’in sosyal medya hesapları:

ENGLAND (Angloland) TOM-DİCK-HARRY

/// Alper MUTLU \\\

► Merhaba!
► Bugün, tarihteki bir insan göçünün İngilizceye kattığı harika bir kelimeyi paylaşacağım sizlerle.

► TOM, DICK, AND HARRY!!

► Günümüz Almanya’sının kuzeyinde, zamanında ‘’CERMENYA’’ olarak adlandırılan bölgede yaşayan Cermen halkından bir grup, bazı sebeplerden dolayı göç etmeye başladı.

► Bu gruptan bir kısım insana ileride ‘’ANGLOSAKSON’’ denilecekti.

► Anglosaksonların göç sonunda yerleştikleri yeni yere ise ‘’ANGLOLAND’’ denilmeye başlandı. Zaman içerisinde ANGLOLAND kelimesi okunuş değişikliklerine uğrayarak ENGLAND haline bürünmüştür.

► Anglosaksonlar savaş ve ticari hayat başarılarını gittikçe arttırınca bölge, dışarıdan göç almaya başladı.

► Yeni gelen insanları benimsemeyen Anglosaksonlar, onları dışlamaya başladılar.

► Yeni gelen bu göçmenler ise bu dışlanmaya kendilerince bir çözüm buldular. ► Anglosaksonların en çok kullandıkları Tom, Dick, Harry ve Harry gibi isimleri yeni doğan bebeklerine vermeye başlamak! Bu şekilde göçmen olduklarını gizleyeceklerdi.

► Bu yöntem, halkın %80 gibi büyük bir kısmının aynı isimlere sahip olmasına neden oldu. Bu yüksek oran sonucu halk arasında yeni bir kelime doğdu.

► Aynı Türkçedeki gibi: AYŞE, FATMA, HAYRİYE : Herkes TOM, DICK and HARRY : Everyone / Herkes

► I SAW TOM, DICK, and HARRY at the party yesterday. // Dün, partide HERKESİ gördüm.

Yazan: Alper MUTLU

Alper MUTLU’nun sosyal medya hesapları:

Kalemin Kıyısında

/// Birsen EKER ///

Dünyanın en üzücü manzarası

Annenizi ağlarken görmektir 

Saklandığmız perdenin arkasından çıkıpta

Ceee yapıyoruz ya

Bir varmış bir yokmuş masallarına çalma

Hayatta bu çocuksu oyunlardan bir dize

Bizde o hiç büyümeyen çocuklarız aslında 

Kanadı kırılmış hayallerim kadar ulaşılmaz

Avuç içi düşler kadar hapissin şu yüreğime

Çocuksu gülüşlerim kadar masum 

Kaybetme korkularım kadar

Tekaşlarımsın aslında yüreğime

Kandiller yakıyorum şimdi

Aşk-ı o masum çocukmuş gibi yaşa

Hadi saf ve temiz olsun diye

Kaleme alıyorum bu tarihi

Kalemin kıyısında

Masal bitince de Ben Aşk-ı yaktım

Sen ise aşksız kaldın

Ve öptüklerimin

Bir kurbağa olduğunu

 Hiçbir zaman da

İnsana dönüşmeyeceğini

Anladın. 

Aşk sızımdan…

 Kalemin kıyısında … 

Yazan: Birsen EKER

Birsen EKER’in sosyal medya hesapları:

Sen De Yanacaksın

//// Görkem Hasan Koca  ///

Duydum ki susmuşsun.

Korkaksın!

Karanlık bastırırken çığlığı

Sen çığlık atmayı unutmuşsun.

Susmuşsun!

Çığlıklar etrafa saçılır iken

Bir çocuğun ağlamasında

Bir kadının feryadında

Suskunluk neden kısa

Bağır, susma!

Susma deniz duruldu diye

İnsanlar unuttu diye

Zaman bir hayli geçti diye

Susma, bağır her gece .

Yazan: Görkem Hasan Koca

Görkem Hasan Koca’nın sosyal medya hesapları:

PROFESYONELLİĞE İLK ADIM

/// Anonim ///

Rap’e olan merakım 10 yaşında başladı. İlk dinlediğim sanatçılar Tupac ve Dmx oldu. Her dinlediğim müzikte kendimi daha iyi hissediyordum. O zamanlar 2000’li yılların başıydı ve dünyada bu işin en iyisi ve başlangıç yeri olan Amerika’nın da ülke ve dünya geneli olarak en iyi hitleri cikardığı zamanlardı. 50 Cent ve Eminem gibi bugünde hala aktif olan yıldızların parladığı dönemlerdi. RnB ve HipHop. Chris Brown, Beyonce ve daha niceleri. Zamanla kendimi daha da geliştirdim ve artık dinlemekten öteye geçip birşeyler üretmek istiyordum. Birşeyler karalamaya başladıktan sonra bu işte cok önemli bir yer tutan sahne performansı için utangaçlığı yenmeliydim bunun farkındaydım. Ve ilk sahne deneyimimden önce artık ritim ve kulak olarak son noktada olduğumu biliyordum ve sahne için bir şeyler yapmalıydım. Özel bir liseyle anlaştım ve her sene sezon sonunda yaza doğru bu lisede üyelerine performans sergileten bir muzik kursu buna aracı oldu çünkü bende o kursa bağlama kursu icin başlamıştım. Ders aralarında orada ki kişilere rap yapardım ve beni dinleyen hocalar o gece orda performans sergilememi istediler. Hani bazı anlar olur ya daha önceden kaçırdığınız fırsatların bir tesellisi niteliğinde tam da aradığım şey benim ayağıma gelmişti. Heyecanımın önüne geçen şey daha önce yapabilecekken yapmadığım şeylerin pişmanlığıydı. Ayrıca aynı zamanda gelecekte ki olası bir müzik kariyeri içinde çok iyi bir başlangıç olacaktı. Derken o gün geldi. Tek başıma gidemezdim en yakın arkadaşımı yanıma aldım ve müzik kursuyla anlaştığımız gibi lisede buluşmak için yola koyulduk. Arabada sahneyle ilgili hiçbir şey düşünmedim yapacağımdan gayet emindim. Ancak oraya vardığımda bir şeyler izleyen seyircileri görünce açıkçası geri adım attım. Hocalarıma durumu izah ettim ve onlar ilk seferde bizde böyleydik yapabilirsin diye gaz vermeye başladılar. Eğer o gece sahneye çıkışım kadar heyecanlandığım bir an daha olduysa o da benden bir önceki sahne alan kişinin şovunu bitirdikten sonra duyduğum alkış seslerinden sonra kuliste miktofonu bana uzatan muzik kursu çalışanının “hadi sıra sende” demesiydi. İşte o an hayatımda daha önce hiçbir zaman bu kadar heyecanlanmadığımı farkettim. O birkaç saniye bana bir kaç saat gibi gelmişti. İkilemde kaldım, çıksam mı? Çıkmasam mı ? diye ve bunları düşünürken orada oturan seyircilerin sırada ki gösteriyi beklediklerini bilmek… Neyse korkumu heyecanımı yendim ve kulisten sahneye doğru yürüdüm. Alttan beati verdiler ve başladım. Kalabalıktı ve rap müziğe cok hitap eden bi kitle yoktu aslında çünkü genelde velilerin hepsi enstrüman çalan çocuklarını izlemeye geliyorlardı. Ben bir istisnaydım ve şovumu layıkıyla yaptigimı aldığım alkışlardan dolayı rahatlıkla söyleyebilirim. O heyecan gitmişti ve birdaha yapmak istediğimi kuliste soyleyince öyle olur dediler “sahne böyledir çıktıkça çıkasın gelir”. Bu zevk gerçekten diğer şeylerden çok farklıydı aynı zamanda da muazzam bir deneyimdi, umarım gelecekte çok daha büyük kitlelere hitap edebilecek bir seviyeye ulaşabilirim, şimdilik anlatacaklarım bu kadar 🙂 hoşçakalın 

👋

– ANONİM